Kamulaştırmaya Esas Kadastro Haritasının Oluşturma

Uygulama alanına bağlı Kadastro Müdürlüğü veya Biriminden uygulama alanındaki yerleşim alanları ile ilgili ayrıntılı bilgiler elde edilerek, tüm paftaların ve fenni evrakların temini sağlanır. Bu paftalar ve fenni evraklar yardımı ile fen klasörüde esas alınarak kamulaştırmaya giren ve kamulaştırmaya komşu parseller belirlenir. Daha sonra bu paftaların tersimat yöntemleri araştırılır varsa arşiv dokümanları alınarak kadastral haritanın sayısallaştırma işlemine başlanır.

Kadastral harita oluşturulması aşamasında dikkat edilecek hususlar ve izlenecek yöntemler KPÜMH Şartnamesinin bazı maddelerinde ifade edilmiştir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kamulaştırma Planı Üretimi ve Kontrol Raporunun Alınması Kamulaştırma Planı Üretimi Ve Kadastro Haritalarının Sayısallaştırılması
Yüklenici, öncelikle kamulaştırma planı üretilecek proje alanının, KH’nin yapılıp yapılmadığını, KH yapılmış ise kaç km.iik kesiminin yapıldığını, KH’nin ne zaman yapıldığını, KH’nin yapılış tekniğini (Grafik, Fotogrametrik, Sayısal) inceleyerek ilgili Kadastro Müdürlüğünden gerekli bilgi ve planları temin eder.
Bu planlardan mevzii, grafik veya ülke koordinat sistemindeki kadastral paftaların; pafta, ada, parsel köşe koordinatları ile ölçü değerlerinin istenilen koordinat sisteminde sayısal olarak elde edilmesi için;
1- Sayısallaştırılacak paftanın ölçü değerleri var ise; ölçü değerleri kullanılarak sayısal harita elde edilir.
2- Sayısallaştırılacak paftanın ölçü değerleri yok ise; sayısallaştırma aşağıda belirtilen kurallara uygun olarak yapılır.
a) Sayısallaştırıcının koordinat okuma duyarlılığı maks = 0.125 mm veya daha iyi olmalıdır.
b) Koordinat dönüşümü için sayısallaştırma alanı uygun dağılımlı Karelaj noktası, Nirengi noktası gibi en az 4 nokta kullanılmalıdır.
c) Koordinat dönüşümü için kullanılan ortak noktaların AFİN, HELMERT dönüşümü sonundaki koordinat farkları
Ds = 0.2 m değerinden büyük olamaz.
Dönüşüm ortalama hatası;
Mo = ([vv] +[uu] /2* n-4)1/2 formülü ile hesaplanır.
Bu değer +/-15 cm yi aşamaz. Burada:
V= Dönüştürme işleminde X için gelen düzeltme miktarı U= Dönüştürme işleminde Y için gelen düzeltme miktarı N = Ortak nokta adedi M = Harita ölçek katsayısı Mo = Dönüşüm ortalama hatası
Sayısal değerleri elde edilen haritalar şeffaf altlığa çizilerek paftası ile çakıştırılır. Çakışmadığı görülen noktadaki hatanın kaynağı araştırılarak aşağıda açıklanan şekilde gerekli düzeltmeler yapılır. Sayısallaştırması yapılan sahadaki zeminde değişmediği tespit edilen tüm detay noktaları ölçülür ve çizimi yapılır. Bu çizim ile sayısallaştırmada elde edilen çizim çakıştırılır, harita ölçeğindeki hassasiyetle çakışma sağlanıyorsa değişmeyen sınırlar için ölçü değerleri, bulunan koordinatlar değişmesi muhtemel detaylar için sayısallaştırmada bulunan koordinat esas kabul edilip kesinleştirilir. Bu doğruluğu sağlayan koordinatlarla üretilen haritalar sayısal harita olarak kullanılır.

Burada ortaya çıkan en büyük problemlerden biri geçmişten günümüze kadastro tesisinde ölçü yöntemi ve pafta tersimatı yapılırken birden fazla yöntem kullanılmasıdır.
Kamulaştırma haritası üzerinde çalışmaya yapabilmek için tüm çalışmalar sayısallaştırılmalı ve tek koordinat sisteminde çalışılmalıdır. Bunun için Kadastro Müdürlüğü veya Biriminden güzergahtaki tüm dönüşüm parametreleri alınmalıdır.
Kadastro haritası oluşturulurken en önemli kural ve en dikkat edilecek husus her parselin tapu kayıtları – fen klasörü – pafta ve sayısallaştırılan haritanın uyuşumlu olması, olmaması halinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Kadastral çalışmalar bilindiği üzere plançete, klasik yöntem, takaometrik yöntem, prizmatik yöntem, çelikşerit metre,fotogrametrik, elektronik açı-mesafe ölçer, GPS gibi aletler ile ölçülerek bir kağıt, karton, polyster, alüminyum vb. altlıklara tersimat edilir.
Ölçü yöntemi farklı olabilir. Bu farklılık çok büyük sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Birden çok yöntem olmakla birlikte günümüzde tüm kadastral haritanın tek koordinat sistemi haline gelmesi, getirilmesi ve sayısallaştırılması gündemdedir.
Kadastro haritası ile ilgili karşımıza çıkabilecek harita türlerinin başlıcaları çok fazla detaya girmeden aşağıda anlatılmış ve örnekler verilmiştir. Soru ve cevaplar kısmında kadastro haritası ile ilgili soru ve cevaplarda sorularınızın cevaplarını bulabilirsiniz.
Başlıca kadastro haritası yöntemleri şunlardır:

 

1. Grafik Yöntem

Herhangi koordinat sistemine bağlı olmadan, zeminde poligon tesis edilip, bu poligonlardan tüm detayların çelik şerit metre veya mira ile mesafe, takeometreler ile açı ölçerek değerlendirilmesi ile elde edilen bir yöntemdir. Grafik yöntem ile yapılan haritaların pafta tersimatı genellikle normal ve karton kağıt üzerine minkale ve dublesimetre ile yapılmıştır. Bu araçların kullanımı ile elde edilen tersimatlarda hata oranı yüksektir. Pafta tersimatları yapılırken;
a) İnsandan kaynaklı hatalar,
b) Mürekkepleme hataları,
c) Hesaplama hataları,
d) Paftaların zamanla deforme olmasından kaynaklı hatalar
ortaya çıkar. Bu hatalar nedeni ile tersimatların hatalı olma ihtimali oldukça yüksektir.

Grafik Haritanın Teknik Sorunları

• Grafik haritaların hiçbiri ülke koordinat sistemine veya herhangi bir koordinat sistemine dayandırılmamıştır. Lokal çalışmalar yapılarak, poligonlar tesis edilmiş, bu poligonlardan kapalı poligon ağı oluşturulmuş ve poligon hesabındaki kapanma hataları bu noktalara dağıtılmıştır. Hatalı olan bu iş üzerinden detay ölçümleri kutupsal alım ile takaometri ölçü yöntemi veya prizmatik yöntem ile yapılmış, bu ölçü yöntemlerindeki hatalarda poligon hesabı hatasına ek hata olarak eklenmektedir.
• Bunun yanısıra bu ölçülerin pafta tersimatı sırasında hatalı tersimat edilebilirliği, tersimat edilen paftanın kalitesi, çizen kişinin çizim duyarlığı vs. bir çok neden eklendiğinde grafik haritaların duyarlılığının bulunmadığı açıkça ortadadır.
• Grafik paftaların günümüz koordinat sistemine dönüştürülmesi için en etkin yöntem ise fiziksel zeminde yeniden ölçüm yapılarak takaometri ve prizmatik ölçülerin sayısal hale getirilmesi, pafta kenarlaştırma, güncel zemin ölçümü bir araya getirilerek yorumlanarak çözümlenebilir.

Grafik yöntem ile üretilen paftalar koordinatlandınlırken öncelikle tüm takeometrik çizelgelerdeki değerler, prizmatik alımlar, ölçü krokileri, kadastral değişiklikler, halihazır harita bir arada toplanmalıdır.
Çalışmanın dinamik olması açısından bu çalışmadaki tüm veriler sayısallaştırılır, dönüştürülür. Bu çalışmada ayrıca pafta bir tarayıcı yardımı ile taranarak bilgisayara aktarılır, taranmış grafik pafta, yapılan sayısallaştırma çalışması üzerinde çakıştırılmaya çalışılır. Çakıştırmada sabit köşeler baz alınarak kaydırma – döndürme işlemleri ile tüm paftanın zemin ile çakışması, sabit kenarlar ile kontrolü sağlanır.
Yapılan çalışma neticesinde zemin ile pafta uyuşumunun birebir sağlanması çok zordur.( Şekil 2.5. ) Çözüm yolu olarak genelde farklı uygulamalar yapılsa da en uygun çözüm 3402 sayılı Kadastro kanunun 41. Maddesine istinaden teknik hata çözümlenmesi veya çalışma alanında Kadastro Kanunun 22. Maddesinin a bendine göre yenileme çalışmalarının yerel veya tümü ile yapılması gerekir.

Grafik Haritaların koordinatlandırılması

• Grafik haritaların koordinatlandırılması için öncelikli elde edilmesi gereken veriler aşağıdaki gibidir:
• Takaometrik ölçü karneleri
• Ölçü krokileri, Genel sınır krokileri ve Sınırlandırma krokileri vs.
• Poligon karneleri, Poligon Röperleri
• Tersimat edilen altıklar ( paftalar )
• Kadastral değişiklikler
• Grafik kadastro olan bölge sınırları içerisindeki koordinatlı paftalar
• Halihazır harita veya parsel sınırlarını gösteren altlıklar
• Diğer kurumlar tarafından yapılan altlıklar ( plan, uygulama gibi )
• Aplikasyon Krokileri
• Diğer tüm bilgi ve belgeler
• Bu veriler elde edildikten sonra takaometrik okuma ve prizmatik alımlar sayısal değerler ve ölçü krokileri yardımı ile sayısallaştırması yapılır.
• Daha sonra pafta bir tarayıcı yardımı ile taratılır ve pafta kenarlaştırması yapılır. Bu zorunluluk değildir, raster altına açılarakta görülebilir.
• Zemindeki güncel halihazır ve ihya çalışmaları projeye eklenir.
• Ortaya çıkan tüm veriler genelde ITRF koordinat sisteminde döndür – kaydır metodu ile çakıştırılır. Kesinlikle bu işlem esnasında ölçekleme yapılamaz.
• Oturtma yani döndür – kaydır işlemleri yapılırken sabit noktalar ( poligon, bina köşesi, sabit tarla sınırları vb.) esas alınır.

Kutupsal Yöntem

Belirli bir koordinat sisteminde zeminde poligon, nirengi gibi koordinatı belli nokta tesis edilerek bu noktalardan detayların takaometri, mira, total station ve reflektör ile ölçülerek değerlendirilmesi ile elde edilir. Tüm hesaplamalar takeometre ölçü çizelgelerine işlenir. Pafta tersimatı kağıt, karton ve alüminyum altlıklara yapılır. Bu yöntem ile üretilen paftalar sayısallaştırılırken;
a) Poligon ve Nirengi değerleri,
b) Ölçü Krokileri ( Şekil 2.6.),
c) Takeometre Ölçü Karneleri (Şekil 2.7. ),
d) Kadastral Değişiklikler,
e) Muhtelif evraklar ( orman tahdit dökümanları, genel sınır noktaları vb.) temin edilir.

Poligon ve nirengi değerlerinden takaometre ölçü karnelerindeki açı ve kenarlar yardımı ile tüm noktaların koordinatları hesaplanır. Tüm takaometri ölçü çizelgesi sayısal ortama aktarıldıktan sonra ölçü krokileri yardımı ile oluşturulan noktalar birleştirilir. Daha sonra parselin varsa kadastral değişiklikleri işlenerek harita kesinleşir.
Takaometrik veri nasıl sayısal hale getirilir
• Öncelikle takeometrik ölçü çizelgelerinizin projeniz ile olan kısmını belirleyiniz. Gerekli olabilecek tüm noktaların Y ve X koordinatlarını bulunuz.
• Bu koordinatların tescilli olmasına ve doğruluğuna güveniniz. Gerekiyorsa poligonları pafta tersimatı ile kontrol ediniz. Pafta tersimatına uymuyorsa poligon hesaplarını gözden geçiriniz. Bu noktaların doğruluğunun tüm veri girişinizi etkileyeceğini unutmayınız.

Takeometrik Ölçü Çizelgeleri zeminde yapılan ölçülerin işlendiği, tüm hesaplamaların bu çizelgeden yapıldığı genellikle A4 kağıt formatındadır. Bu karnede genellikle Durulan Nokta, Bakılan Nokta, Mira Okumaları, Mira Okumalarının farkları, Eğik Uzunluk, Çıkarılacak Miktar, Düşey Açı, Yatay Açı Okumaları, Yatay Uzunluk ve Düşünceler Kısmı bulunmaktadır. Bu sütunların her biri bizim için gerekli ölçütler içermektedir. Bu ölçütlerde en önemli nokta Durulan ve Bakılan Noktaların var olmasıdır.
• Durulan ve Bakılan Nokta Koordinatlarını kesinleştirdikten sonra Veri Girişine başlanabilir. Veri Girişinde birden fazla yöntem vardır. En sık kullanılan yöntem yatay açı- yatay kenardan veri girişinin yapılmadır. Biz bu yöntemi anlatacağız ve Takeometrik Ölçü Çizelgelerinin Sayısal Koordinatlı Hale Getirilmesi Excel Çözümü Projesi algoritmaları bu yönteme göre yapılmıştır. Fakat bu yöntemi dahi kullansak bir takım sorunlarda eğik uzunluk veya mira okumalarını kullanabileceğimizi unutmayalım.
• Takeometrik Hesaplarda Önce Durulan Noktadan Bakılan Nokta arasındaki mesafe kontrol edilir. Çizelgede yazılı uzunluk ile hesaplanan uzunluk arasında büyük fark olmaması gerekmektedir. İlk açıda yazılarak bakılan noktalara ait değerler girilerek koordinatlar hesaplanmaya başlanır. Eğer ilk açı yazmıyorsa “0” olabilme ihtimali yüksektir. Durulan noktalar ve bakılan noktalar genellikle poligon ve nirengi noktalarıdır. Bu noktalardan başka noktalara kontrol amaçlı bakış yapılabilir.
• Eğer takeometrik hesabınızda bir hata varsa bu kontrol amaçlı yapılan bakışlardan çözüm üretebilirsiniz. Bir noktada durup farklı bir noktaya baktıktan sonra yatay açı ve yatay uzunluklara ait sütunlardaki değerler esas alınarak hesaplama yapabilirsiniz. Bu hesaplamalar yapılırken eğer yatay uzunluk yazmıyorsa eğik uzunluk ve düşey açı esas alınarak yatay uzunluk hesaplanabilir, eğer düşey açı 100 grad civarında değer ise yatay uzunluk eğik uzunluk ile aynı kabul edilebilir. Eğer eğik uzunlukta yoksa mira okuma farkları toplanarak elde edilebilir. Eğer mira okuma farklarıda yoksa mira okumalarından üst kıl ile ortakıl ve orta kıl ile alt kıl arasındaki mesafeler toplanarak elde edilir. Yani yatay uzunluk bulunamadıysa mira okumalarından yola çıkarak çözüm elde edilebilir. Bazı takeometrik ölçü çizelgelerinde düşey açı yazmayabilir. Bu durumda düşey açı 100 grad kabul edilir. Eğik uzunluk ile çıkarılacak miktar sütunları arasındaki fark yatay uzunluğu verir.

Belirli bir koordinat sistemine dayalı olan ve zeminde poligon, nirengi gibi koordinatı belli nokta tesis edilerek bu noktalardan detayların dik ayak – dik boy yöntemi ile ölçülerek değerlendirilmesi ile elde edilir. Arazide hesaplanan tüm hesaplamalar krokici tarafından ölçü krokisine işlenir. (Şekil 2.8.) Arazide yapılan ölçümler büroda değerlendirilerek ölçülerin paftaya tersimatına başlanır. Pafta tersimatında öncelikle poligon ve nirengilerin yerlerinin belli olması gerekir. Pafta tersimatı kağıt, karton ve alüminyum altlıklara yapılmıştır.

Bu yöntem ile üretilen paftalar sayısallaştırılırken;
a) Poligon ve Nirengi değerleri,
b) Prizmatik Ölçü Krokileri,
c) Kadastral Değişiklikler,
d) Muhtelif evraklar ( orman tahdit dökümanları, genel sınır noktaları vb.)
temin edilir. Ölçü Krokileri yardımı ile oluşturulan sayısal oluşturulan bu noktalar birleştirilir. Daha sonra parselin varsa kadastral değişiklikleri işlenerek harita kesinleşir.

Prizmatik Veri Nasıl Girilir ?

• Koordinatı bilinen iki nokta doğrultusundaki bir noktadan kuzey veya güney yönüne belirli mesafedeki detay noktasının belirlenmesidir. Genellikle küçük parsellerin, takeometrik yöntem ile koordinatı elde edilemeyen parsellerin ve yapıların köşe noktalarının konumunu belirlemek amacı ile yapılır.
• Bu yöntemde arazide koordinatı bilinen iki nokta arasındaki doğrultu baz alınarak kuzey ve güney yönünde dik düşmek sureti ile elde edilir. Elde edilen değerler ölçü krokisine işlenir. Bu noktaların koordinatları yan nokta hesabı ile hesaplanır.
• Prizmatik veriler sayısallaştırılırken öncelikle yan nokta hesabının yapıldığı tüm poligon ve nirengilerin veya koordinatı bilinen noktaların, koordinatları bulunur veya hesaplanır. Eğer koordinatlar kayıp veya bulunamıyorsa poligon röperlerindeki koordinatlar, röper de yoksa paftadan sayısallaştırma ile elde edilen koordinatlar kabul edilebilir.
• Prizmatik yöntem ile yapılmış ölçü krokilerindeki mesafeler, prizmatik yöntemde uzunluğun zeminde ölçümü çelik şerit metre ile yapılmasından dolayı, hesaplanan mesafe ile uyuşmayabilir. Bu nedenle zeminde ölçülen mesafe ile hesaplanan mesafe arasındaki katsayı tüm uzunluk ölçülerinde hesaba katılmalıdır.
• Yöntemin hassasiyeti düşünüldüğünde pafta tersimatı ile birebir uyuşumu olmayabilir. Eğer kaba bir hata yoksa hesaplanan değerler esas alınarak ölçü krokisi yardımı ile parseller ve detaylar oluşturulabilir. Kaba hata varsa, gerekli ise arazide ölçü yapılarak veya Kadastro Müdürlük veya Biriminin öngördüğü çözüm önerisi uygulanarak hata ortadan kaldırılabilir.
• Koordinatları bilinen iki noktanın oluşturduğu doğru üzerindeki noktaya küçük nokta, bu doğru dışındaki noktalara ise yan nokta denir. Küçük nokta hesabında doğruyu oluşturan noktaların koordinatları ve uzunluklar bilinir. Bu veriler baz alınarak küçük nokta koordinatları belirlenir.
• Yan nokta hesabında ise yine doğruyu oluşturan noktaların koordinatları, uzunlukları ve yan noktanın koordinatı bilinen doğrultuya uzaklığı bilinir. Küçük nokta ve yan nokta koordinatlarının hesaplanabilmesi için Koordinatı bilinen noktaların Y,X koordinatları, arasındaki mesafe, küçük noktalara olan mesafelerin bilinmesi gerekir. Yan nokta için yan nokta ve küçük nokta arasındaki mesafenin de ayrıca bilinmesi gerekir.

Fotogrametrik Yöntem

1955 yılında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan fotogrametrik yöntem ile kadastral harita üretimi çalışmaları genelde 1/5000 ölçekli, yapılaşmanın olduğu veya parsellerin küçük olduğu bölgelerde 1/2500 ölçekli hazırlanmıştır.
Bu yöntemde uygulama sahasına yeterli sıklıkta, homojen dağılımlı koordinatı belli olan kontrol noktaları tesis edilir. Daha sonra uçuş planı hazırlanarak fotogrametrik alım yapılır. Fotogrametrik Alımlar tamamlandıktan sonra bir takım değerlendirmeler, dengelemeler ve düzeltmeler yapılarak harita üretilir.
Bu yöntemle elde edilen haritaya standart topoğrafik kadastral (STK) harita denir. Fakat bu yöntem ile elde edilen haritalardan kadastral harita oluşturmak mümkün değildir. Bu nedenle elde edilen harita baz alınarak kadastro ekiplerince zeminde parsellerin sınırları belirlenir ve harita kesinleştirilir. Elden edilen veriler ile STK pafta üzerinde tersimat edilir, paftaya Ulusal Pafta Bölümlemesine göre isim verilir, uygun bir alana lejant açılır, köy genel sınırları gösterilir ve Aero Fotogrametri usulü ile yapıldığında uygun not düşülür. ( Şekil 2.9.)
Fotogrametrik yöntem ile elde edilen haritalar ED-50 koordinat sistemindedir. Elde edilen paftalar ulusal pafta bölümleme sistemine uygundur. Pafta isimleri ulusal pafta bölümlemeye göre belirlenen isimlendirme kuralına göre isimlendirilir.

Bu paftalar esas alınarak güzergahta kabul edilebilir parseller belirlenmiş ve parsellerin alanları planimetre ile hesaplanmış ve tapuya tescilleri yapılmıştır.

Fotogrametrik üretilen kadastral paftaların sayısallaştırılmasında paftanın taranarak sayısal ortama aktarılması ve sayısal ortamda CAD, GIS programlarında pafta kenarlaştırılması ile yapılır. Bu yöntem ile sayısallaştırılan parsellerin hassasiyeti ve doğruluğu fotogrametrik yöntemin ve arazi verilerinin paftaya tersimatının doğruluğu ve hassasiyeti, paftanın bilgisayar ortamına aktarılmasının ve koordinatlandırılmasını yapan kişinin kabiliyeti ve kenarlaştırmayı yapan kişinin hassasiyeti ile alakalı bir durum olup aşırı hassasiyet beklenilmeyen çalışmalarda kabul edilebilir düzeydedir

Sayısal Yöntem

Kadastral çalışmalar gelişen teknoloji ile GPS, TUSAGA gibi teknolojiler ile detay noktaların koordinatları anında hesaplanabilir. Hesaplanan veri dengeleme ve düzeltme ile kesinleştirilir. Jeodezik noktaların nasıl hesaplanacağı, detayların nasıl ölçüleceği, hata sınırları ve dengeleme ve düzeltmeler ile ilgili her şey BÖHHBÜY’de açıkça ifade edilmiştir. Bu yöntem BÖHHBÜY hükümlerince uygulanır ve neticelendirilir.
Bu yöntem ile elde edilen haritalar alüminyum veya şeffaf polyester altlıklara tersimat edilmiştir. Veriler gelişen teknolojisi ile bilgisayarlardan çizilmektedir. Ayrıca bu yöntem ile elde edilen veriler sayısal ortamda da arşivlenmektedir.
En doğru, hızlı kadastral harita oluşturma yöntemidir. En büyük avantajlarından biri genelde bu yöntem ile üretilen parsellerin kadastro ile tapu arasındaki uyuşumun birebir veya çok küçük miktarlı hata ile oluşturulmasıdır.
Günümüzde TKGM tarafından yürütülen 22-A ( Yenileme ) çalışmaları ile eski yöntemler ile üretilen paftaların sayısal koordinata dayalı pafta olmasına yönelik çalışmalara başlanmış ve hızlıca devam edilmektedir.

 

Tapu Kayıtları Edinimi:

Güzergah boyunca kamulaştırma sınırına uygun oluşturulan kadastral haritanın güncel pafta tersimatı ile kontrolü ve tüm değişikliklerin işlendiği fen klasörü ile karşılaştırması yapılır ve kadastral harita netleştirilir.
Eğer sorun varsa teknik veya hukuki çözüm ile netleştirilir.Kesinleşen kadastro haritası il e kamulaştırmaya giren ve kamulaştırma güzergahına komşu olan tüm parsellerin tapu kayıtları, parsellerin bağlı olduğu tapu müdürlüğünden dilekçe ve dilekçe ekinde parsel listesi istenir. Mera, yaylak , otlak gibi özel kütüğe işlenen parseller için tapu kaydı temini sürecinin hızlı ilerlemesi açısından parsel listesinde ayrıca belirtme yapılmalıdır.
Tapu kaydı bulunamayan parseller için tapu kütüklerinden kontrol yaparak veya yaptırılarak, tapu kaydının neden bulunamadığı irdelenir ve teknik veya hukuki bir problem varsa ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü veya birimi ile birlikte çözümlenir.
Tapu kayıtları alınırken parsellere ait tüm takyitlerinde belirlenmesi gerekir. Çünkü ipotek, haciz, beyan, şerh gibi takyitler kamulaştırma sürecindeki satın alma aşamasında sıkıntılar ortaya çıkarabilir. Bu nedenle bu takyitler kamulaştırma plan üretim sürecinde belirlenmeli ve biran önce çözüme kavuşturulmalıdır.
Tapu cinsinde yapı içeren bir kelime varsa teorik olarak bu yapı veya yapıların kadastral haritada tersimat edilmiş olması gerekir. Eğer böyle bir uyuşumsuzluk söz konusu ise tesis kadastrosu evrakları ve tapulama tutanakları incelenmeli, hâlihazırdan yapı kontrol edilmeli ve uyuşumsuzluk giderilmelidir.
Alınan tapu kayıtları ile kadastral harita birlikte incelenerek tüm tapu kayıtlarının parseller ile birebir eşleşmesi gerekir. Ayrıca parselin tapu kaydındaki cinsi ile kadastral fen klasöründeki cinsi farklı olan parseller varsa mutlaka farklılığın nedeni araştırılmalı ve çözümlenmelidir.

 

Yazar: Şaban GÜL

Zonguldak doğumlu, mutlu ve gururlu Harita Mühendisiyim. Bir gün bu piyasa arazi bilecen yiğenim, totali görecen, jalon tutacan, elle kroki çizecen diyen amcalara değil; Drone uçuran, kendi yazılımlarını yapan, yazılım kullanan değil yazılım üreten, fotogrametri bilen Genç Mühendislere kalacak. İşte o zaman herşey farklı olacak. O gün geliyor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.