Siyaset ve Toplumsal Yönetim

Siyaset ve Toplumsal Yönetim

network-1019778_1920İnsanoğlu tarih boyunca bir şekilde biri ya da birileri tarafından yönetilmiştir. Sonuçta bu bir yaşam alanının sürdürülebilmesi, toplumsal huzur ve refah için gerekli bir şeydir. Fakat yine insanoğlu, yapısı, duyguları ve fikirleri gereği hiçbir zaman tümüyle mutlu bir toplum ve tümüyle yöneten kişi ve fikirlerine saygı duyan bir toplum oluşturamamıştır. Her ne kadar tarihi bize güzel yönleri ile çizip anlatsalar da tarihte hep bir ayrışma olmuş, olmakta ve olmaya devam edecektir. Bunun en güzel örneği insanoğlunun yaradılışından bu yana tarih boyunca farklı topluluk, kabile, ırk, devletlerin var olması ve hiçbirinin günümüze kadar gelememesi, sürekli farklılaşması gerçeğidir.

 

Siyaset, iyilik ve kötülük çelişkisinin en somut örneklerinden biridir. Belirli bir zümre tarafından yönetilen topluluk,  bu zümrenin yaptığı ve uyguladığı her şeyden etkilenir.  Mesela dini ideolojiye sahip bir siyasi zümre tüm ülkede, her vatandaşa dini ideolojilerini aksettirmek ister, kendini kabul etmesini bekler. Mesela bu zümrenin yaptığı en iyi şey bile toplumun içindeki birçok kişi tarafından kötü anlaşılır, art niyet aranır, eleştirilip ters tepki alabilir. Bunun en güzel örneği ise günümüz siyasetidir.  Günümüz siyasetinde; A partisinin vaat ettiği veya yaptıklarını B partisi beğenmemekte, art niyet aramakta ve desteklememekte, B partisinin vaat ettiği veya yaptıklarını A partisi beğenmemekte veya desteklememektedir.  Hatta aynı vaat ettiği konularda bile siyasi partiler ayrışmaktadır. Örneğin son seçim propagandalarında tüm partilerin asgari ücreti yükseltme vaadi ve tüm partilerin birbirini sürekli eleştirmesi ve kötülemesi olayı buna en güzel örnektir.

İslamiyet’in yayılışı döneminde, insan yönetiminde konulan tüm kuralların iyilik, kardeşlik, birleştirici gibi sağlam kurallara dayalı, her türlü kötü şeyin yasaklandığı ve sürekli iyi şeyleri ima eden ve yeri geldiğinde emreden toplumsal kuralar ile çevrili bir yönetimde bile yönetim şekline karşı çıkan bir sürü insan, kabile, ırk karşımıza çıkmıştır.

İslamiyet haricinde bir konudan örnek verelim. Mesela komünizm akımı özünde tüm insanların eşitliğini, sınıf ayrılıkların olmaması gerektiğini, herkesin hakkını alması gibi insanların mutlu olabileceği bir çok mükemmel kuralları olan bir akımdır. Ama günümüzde bile bu akım milyarlarca insan tarafından reddedilmektedir. O halde sonuçta yönetim şekli ne olursa olsun hiçbir insan mutlu olmayacaktır. Çünkü toplum, her zaman kötüye odaklı düşünmeye alışık bir insanoğlu ile karşı karşıya kalmıştır ve kalmaya devam edecektir.

 

Tarihte bunun birçok örneği vardır. Mesela Osmanlı dönemini incelediğimizde, 600 yıllık bir imparatorluk, birçok farklı dini, dili, mezhebi içerisinde barındırmasına rağmen, o kadar başkaldırmalar, savaş, fitneye ve fesata rağmen büyümüş, ayakta durmuş ve bir arada tutabilmiştir. Fakat bu çok uzun sürmemiş. Koskoca imparatorluk ancak ve ancak 600 yıl ayakta durabilmiş ve çok değil 50 yıl içerisinde yıkılmış ve ismi sadece tarih kitaplarında ve anılarda kalmıştır. O halde burada sorun nedir?

İşte tek sorun siyasette her zaman kötülüğün var olması ve belirli bir topluluğun hep kötü yönlü düşünmesidir. Örneğin Osmanlı devleti zamanında Yahudi toplumunun hep art niyetli düşünmesi ve Osmanlı’yı parçalayarak yeni bir devlet kurma istekleri ve bu isteklerini gün geçtikçe iyiden iyiye uygulamaları sonucunda Osmanlı Devleti hep zedelenmiş ve bitirilmiştir.

Tarihi çok ama çok iyi bilmeye gerek yok. Kurtuluş savaşı zamanında zararlı cemiyetleri, başkaldıran kişi, topluluk ve partileri hepimiz biliriz. O zamanda bile yani Osmanlı Devletinin yok olduğu apaçık belli olduğu zamanda bile yüzbinlerce bu toprakların insanı olaya hep art niyetle bakmış ve bu savaşta bile ciddi zararlı faaliyetlerde bulunulmuştur. Öyle ki her ne kadar dini konuda eleştirilere açık olsa da Mustafa Kemal ATATÜRK çok iyi bir komutan olduğu herkes tarafından kabul görse bile, hala günümüzde bu konuda uğraşan, lekeleme kampanyaları çıkaran milyonlarca insan var. Amaçsız, üstünlük görme çabası, tahammülsüzlük gibi birçok duyguda yenik düşmüş insanlar iyiliği görememektedir. Bu konuda çok yorum yapmak istemiyorum ama şunu belirtmeden geçmeyeceğim. Mustafa Kemal ATATÜRK her yönü ile eleştirilebilir. Sonuçta ilahi bir değildir ve insani özellikleri vardır. Fakat onun iyi bir komutan olduğu, Türkiye’yi kurmada, düşmanları yurdumuzdan kovmada onun öncü olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalı, bu ülkenin bir değeri olduğu her zaman bilinmeli ve kesinlikle saygı duyulmalıdır. Yani iyilikler düşünülmelidir. İyi yönlü düşünülmelidir. Dediğim gibi yaptıkları her zaman eleştirilebilir ama hep iyi niyetli olunmalıdır. Ne acı ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak aradan 100 yıl geçmesine rağmen içki içiyordu, sigara içiyordu gibi konusunun günümüzde konuşulması gereksiz olan konularda bile aynı vatanın evladı milyonlarca insan tartışmakta, ülkenin gündemi bile olmaktadır.

Günümüzün siyasetinde de durum aynıdır. Parti ismi vermeden anlatmaya çalışacağım ama anlatılanlar yine bir şekilde bir partiyi veya kişiyi ifade edecek. İyi niyetle anlatıyorum. İyi niyetle okuyunuz. Siyaset bir parti başkanının kızı, eşi, babası, annesi, neden evlenmediği, neden içki içtiği, neden namaz kıldığı, hangi renk pantolon giydiği değildir. Fakat günümüzün siyaseti apaçık böyledir. Öyle ki magazin programı gibi siyasi programlar yapılmaktadır.

Siyasetin birçok tanımı vardır ama siyaset bir toplumu yöneten kişiler topluluğudur gibi bir özet yapmak yerindedir. Öyle ki farklı düşüncedeki kişileri temsil eden birden çok parti veya toplulukların birleşmesi ile siyaset oluşur. Bu çok demokratik, çok ahlaki ve toplumu birleştiren bir oluşumdur. Ama günümüz siyasetinde durum öyle bir hal aldı ki her bir partili, diğer partililere kin beslemekte, kavga ve hakaret etmekte ve birbirlerine hiçbir şekilde saygı duymamaktadır. Bunun nedeni ise siyasi konuda hep kötü düşünmekten ibarettir. Günümüz siyasi liderinin yaptığı iyi ve kötü şeyler var. Fakat iyi yaptığı şeyler bile diğer insanlar tarafından kabul görmemekte ve sürekli altında art niyetler aranmaktadır. Aynı şekilde günümüz muhalefet liderlerinin söylediği ve önerdiği iyi şeylerde siyasi lider partiyi destekleyenler tarafından eleştirilmektedir. Öyle ki bazen bazı partiler, hatta o partiyi destekleyenler dinsiz, içkici gibi çok ağır ithamlar içeren söylemlerde bulunabiliyorlar. Bunu ne ahlak, ne dinimiz, nede insaniyetlik kabul eder. Bu tamamen içindeki kini kusma, olaylara negatif bakmadan ibarettir.

Siyasetin birleştirici gücü ise insanların birbirine tahammül edebilmesi, karşıdaki insanın eleştirilerine açık olması, hakaret ve kavga etmeden tartışabilmesi, her partilinin, partisini ve parti liderini gerek kendi içinde, gerekse diğer partililere karşı iyi – kötü eleştirebilmesidir. Fakat günümüzde olmadığı gibi gelecekte de bu biraz zor gibi görünüyor. Ama olmayacak bir şey değildir. Toplum bilinçlendikçe, okudukça, her şeyi iyiye yormaya başladıkça, kısacası insanlar birbirine tahammül edebildikçe gerçekleşebilecek bir şeydir.  Bunun için eğitim, bilim, felsefe en temel şarttır. İnsan nefsini yendiği takdirde, yaşamın bir sonu olduğunu ve her şeyin geçici olduğu gerçeğini anladığı takdirde siyasetin bu yüzünü görmeyecek ve herkes mutlu yaşayacaktır. Her nasılsa 80li yıllarda sağ-sol kavgaları şimdi unutuldu ise ileri de de bugünler unutulacaktır. Tek sorun insanların fark edemeyişidir.

 


Yazının tamamı Şaban GÜL tarafından yazılmış olup, kaynak gösterilmesi sureti ile farklı yerlerde yayımlanabilir. Kaynak gösterilmeden yapılan yayınlar için yasal yollara başvurulacaktır.


Şaban GÜL

 

Yazar: Şaban GÜL

Zonguldak doğumlu, mutlu ve gururlu Harita Mühendisiyim. Bir gün bu piyasa arazi bilecen yiğenim, totali görecen, jalon tutacan, elle kroki çizecen diyen amcalara değil; Drone uçuran, kendi yazılımlarını yapan, yazılım kullanan değil yazılım üreten, fotogrametri bilen Genç Mühendislere kalacak. İşte o zaman herşey farklı olacak. O gün geliyor

1 thought on “Siyaset ve Toplumsal Yönetim

    osman

    (10 Ağustos 2017 - 20:58)

    Makaleniz an itibari ile yaklaşık bir yıldır sırt döndüğüm toplumu , kendimi ve geleceğe yönelik olumsuz bakış açımı sorgulattı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.