Dinler, Irklar ve Faşist Milliyetçi Duygular

Herkesçe kabul edilen bir gerçek varki dünya geçici bir istasyon. O halde kısıtlı yaşamınızda hiçbiri şekilde dini ve milliyetçi duygularınız başta olmak üzere duygularınızın yoğunluğunu abartmayın. İnsanlar duygu ile beslenen varlıklardır. Öyle ki yaşamına yön çizen her şey de duyguları ön plandadır.  Hayata pozitif bakan, inançlı insanların çoğu şeyi başarabilmesi, karamsar ve korkak insanların başarısız olması bu duygu farklılığından ibarettir.  Öyle ki bizim kahramanlık hikâyemiz olan Kurtuluş Savaşı destanının tek açıklaması duygulardır.

 

İnsanoğlunun yaradılış sebebi de duygunun bir türü olan nefis olayı değil midir? İslamiyet’e göre Hz. Âdem peygamberin elmayı yemesi ve dünyaya gönderilmesi ve daha sonra insanoğlunun oluşması ve yayılması da insani duygulardandır.

 

Yaşam hep duygular üzerine kuruludur. Duygular iyi niyetli kullanılırsa her türlü fayda sağlar. Fakat bu duyguları abartmamak, mantık ile birlikte kullanarak iyi niyet çerçevesinde kullanmak ve yaşamak gerekir. Öyle ki ancak ve ancak bu durumda duygular, yaratılış gayesine uyar ve insanoğluna fayda sağlar.

 

İnsanlar tarih boyunca hep bir nedenle ayrışmışlardır. Günümüzde bunun örneklerini bolca görmekteyiz. Fakat bu ayrışma bazen o kadar korkutucu hal alıyor ki insanlar arasında kin tutma, karşı tarafı yok etme gibi vahşi bir duygular ortaya çıkartmakta ve insanların tamamını etkilemektedir. O halde kötülük, insanların iyi duygularını arka plana atarak ortaya çıkan kötü duyguları kullanma olayından başka bir şey değildir.

 

İnsanlar tarih boyunca farklı topluluklar oluşturmuşlardır. Sanki sonsuza kadar yaşayacakmış gibi kendi yaşadığı toplumu üstün görme çabasına girmişlerdir. Bunun için savaşmışlar, sayısızca insanı öldürmüşler ve öldürmeye de devam etmişlerdir. Tek neden kendi toplumunu üstün görme, kendilerini daha iyi şartlarda yaşatma gibi nefsi ve geçici duygulardır. İşin garibi her toplum aynı şeyi hesap etmektedir. Mesela İsrailli bir insanın Filistinli bir insanı öldürmesi, tamamen dini, siyasi, milliyetçi duygulara dayanmaktadır. Çünkü “İsrail güçlüdür” politikası, kendilerini üstün görme çabalarındandır. Fakat o öldüren İsrailli insanın dünyaya geldiğinde Filistinli olabilirdi empatisini yapsa bunu bir düşünse ve uygulasa her şey daha farklı olabilir.

 

O halde milliyetçi kavramını yanlış yorumlayarak, yanlış uygulayarak ortaya çıkan bu anlamsız duyguyu her ülkenin kendi vatandaşına uygulatmaya çalışması anlamsız bir çabadır. Öyle ki milliyetçilik aslında vatanını sevme, vatanını koruma, vatanına sahip çıkma olayından ibarettir. Fakat sadece Türkiye değil çoğu yerde milliyetçilik sen teksin, aslansın, kaplansın, diğerlerine ölüm sloganı haline gelmiştir. Öyleki bu milliyetçi duygulara sahip herkese bir gün bu milletin dünyaya hükmedeceği gibi duygular empoze edilir. Öyleki günümüzde devrimci, şeriatçı, komünist geçinen çevrelerin milyonlarca insani kendi düşüncesi etrafında toplaması bu tür duygulara dayanmaktadır.

 

Milliyetçilik duygusu aslında iyi olan, fakat insanların kötüye kullanması veya olmaması gerektiği gibi algılaması nedeni ile kötü bir hal alan duygulardır şeydir. Günümüzde Türk ve Kürt milliyetçiliği nedeni ile binlerce insan ölmekte ve ülkemiz paramparça hale gelmektedir. Nedeni ise sadece siyasi ve milliyetçi duygulardır. O halde Türk milliyetçisi, Kürtlere göre kötü, Kürt Milliyetçisi, Türklere göre kötü. O zaman genel olarak hangisi iyi, hangisi kötü? Bence, benim bunu yapan ve düşünen herkes kötü. Yani ırkçılık yapan herkes kötü, bunu abartan karşıdaki ölsün diyebilen ise vatan hainidir.  Öyle ki tarih boyunca bu kadar savaşta omuz omuza vermiş, birbirleri ile eski tarihlere dayanan akrabalık ilişkileri olan Türk ve Kürtlerin, dış etkenlerin etkisi ile günümüzde düşman olması kadar anlamsız ve akıl dışı bir şey yoktur. O halde milliyetçilik günümüzde faşist bir hal aldı demek doğru bir cümledir ve bir an önce çözüme kavuşturulması gereken önemli bir konudur. Sadece Türkiye’de değil dünyada milliyetçilik faşistlik ile kötü duygular ile beslendiği sürece dünya her zaman bugünkünden daha kötü bir hal alacaktır. Öyle ki pek yakında Kürt- Türk ayrımına diğer ırklarda katılacak, bu daha da artarak bölge ve şehirler seviyesine inecektir. Tarihte bunun örneği çoktur ve bunu engellemenin tek yolu inanç ve iyi duygulardır.

 

İnsanların birbirini üstün görmesinde sadece milliyetçilik ve ırk yoktur. Din de bazı insanlara göre kendini üstün görmekten gelmektedir. Öyle ki Yahudilerin diğer insanları köle görmeleri, Müslümanların diğer insanların yanacaklarını, sadece Müslüman olan, namaz kılanların cennete gireceğini düşünmeleri buna verilecek en güzel örnektir. O halde tüm insanlığa göre düşünüldüğünde hangi din iyidir ? Müslümanlık, Yahudilere göre geri kalmışlık demek, Yahudilik, Müslümanlara göre canilik, cehennemde yanacak insanlar demektir. O halde hangisi iyidir? Bence iyi niyet çerçevesinde hepsi iyidir. Bunu kötü yapan ise insanların diğer insanlara anlamsız şekilde tahammül edememesinden kaynaklıdır. Öyle ki Müslümanların içinde bile onun başı açık, cehennemde yanacak diye düşünmesi bile içler acısıdır.  O halde dini inanç, kötülük düşünülmediği sürece iyidir, yöntemler ve inanışlar farklıdır fakat insanlar kötülük malzemesi olarak kullanmaktadır.

 

Madem Müslümanız, diğer dinler bizi ilgilendirmesin diyelim. Müslümanlıkta yani İslamiyet’te herkesin ortak bir noktası vardır. Tüm Müslümanlar Allah’a ve peygamberimize inanır. Fakat herkesin inanış şekli, ibadet şekli ayrıdır. Şafiye göre Hanefiler kötüdür, Hanefilere göre aleviler kötüdür. Kimine göre içki içen insanlar hepsi cehennemde yanacaktır, kimine göre Allah kul hakkı yemeyenleri, tövbe ettikçe affedecektir. O halde inanç tek olmasına rağmen bu kadar ayrışma nedir? İnsanların kendince bir topluluk kurması, diğerlerini küçümsemesi ve onların söylediklerine inanmamasından ibarettir. Öyle ki bunun en güzel örnekleri günümüz cemaatleridir. Günümüzde yüzlerce cemaat vardır, hepsinin amacı ve gittiği yol aynıdır, fakat hepsi kendini, diğerinden üstün görür. Halbu ki dinde üstünlük takvada olmasına rağmen bu cemaat mensupları her ne kadar diğerlerine saygı duysa da kendilerinin bu işi daha iyi yaptığını düşünürler. O halde bu ayrıştırmayı yaparak dini duyguları yıpratan kimlerdir? İnandığı şeyi savunanlar, dışarıdan bakıldığında inandığı şey üzerine ayrışıyorken nasıl olurda herkese tek bir din ve inanç üzerinde birleşmeyi mantıklı gösterebilir. İşte burada insani duygular olmakta ve kötü niyetler ile birlikte bu iş farklı hal almakta ve kötü imajı yaratılmaktadır.

 

İnsanlar bir şeye inandığında bunu abartmaması gerekir. Dini duygusu yoğun olan insanları incelediğimizde kendilerini diğer insanlardan üstün gördüklerini apaçık izlemekteyiz. Sadakasını fazla veren insanın manevi anlamda kendini diğer insanlardan üstün görmesine ilişkin birçok örneği etrafımızda görmekteyiz. Koskoca camiler yaptırmalar, bunu herkese söylemeler, ismini vermeler vs. herkes bilsin diyerek nefsini tatmin etme gibi olaylar ile karşı karşıyayız. Yapılan şey iyidir, fakat bunu manevi anlamda iyi hissetme amaçlı yapması yanlıştır. Dini görev olarak yapılan bu şey dine aykırı unsurlarda içermektedir. Öyle ki ibadetin gizli yapılması gerekir. Diğer bir hususta aslında zenginliğin yani rızkın Allah tarafından size verilmesi ve malınızı paylaşma zorunluluğunuz dinen vardır. O halde bu ego, bu böbürlenme nedir? Anlamsız değil midir?

 

Sonuç olarak din, dil, ırk, mezhep, milliyetçilik gibi duygular abartılmadığı yani kötü niyete bulaşmadığı her durumda iyidir. Olması gerekir. Fakat bu duygulara art niyet, üstünlük, farklı görme gibi duygular eklenmesi durumunda iyi olan bu özellikler kötü hatta çok kötü duygulara dönüşür. Evet, kötü diye bir şey yoktur. Her şey iyidir, bunu kötüye çeviren duygular ve insanlardır. Bu nedenle hep iyi düşünmeli ve iyi olmalıdır. Düşünmektir, sabretmektir.


Yazının tamamı Şaban GÜL tarafından yazılmış olup, kaynak gösterilmesi sureti ile farklı yerlerde yayımlanabilir. Kaynak gösterilmeden yapılan yayınlar için yasal yollara başvurulacaktır.


Şaban GÜL

 

Yazar: Şaban GÜL

Amacımız herkese yardımcı olabilmek. Haritacılık ile sınırlı kalmayıp birçok sektöre girmeye RAMAK kaldı :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.