Kötülük Diye Birşey Yok.

Giriş

Kötülüğün aslında iyi düşünmemek olduğu gibi bir gerçekten bahsetmek istiyorum. Hep iyi düşünmekten, iyi hissetmekten, kötü olaylara iyi yönlü bakmaktan bahsediyorum. Hayatınız boyunca hep iyi düşünün, çoğu zaman karşınızdakinin yerine kendinizi koyun. İyiliğe inanın. Çünkü inanmak başarmanın yarısıdır.

İnsanoğlunun en büyük düşmanı kötülük, aslında iyiliğin olmadığı zamanda ortaya çıkan veya iyi olan şeyi kötü algılamaktan ibaret bir olgudur. İyilik ve kötülük zıt kavramlar olsa da aslında bir olaydaki seçeneklerden biridir. Yani felsefe açısından bakıldığında bir şey ya iyidir ya da kötüdür. Bir olayın sonucunun herkese göre kötü veya iyi olması gibi bir zorunluluk yoktur. Yani bir şeyin kesinlikle iyi veya kesinlikle kötü olması gibi bir durum söz konusu olamaz.  Şöyle ki; sonuçlanmış bir olay kimine göre iyi, hatta çok iyi gibi gözükebilirken, kimine göre kötü hatta çok kötü olabilir.

Öyle ki felsefe, gerek dinler, gerek toplumsal bilimler iyilik ve kötülük arasındaki bu çelişkiyi birçok kez ele almıştır. Felsefe de şüphecilik, insanların aynı şeyi düşünmemesi gibi konular, İslamiyet Dininde “Her şerde bir hayır, her hayırda bir şer arayınız” mantığı, iyilik ve kötülük arasındaki bu çelişkiyi özetler niteliktedir.

İyiliğe Bakış Açısı

İyilik ve kötülük tamamen olaya bakış açısıdır. Elbette her şeyde polyannacılık oynamayalım, yani saf olmayalım ama olabildiğince iyi yönlerine bakalım, hayatımızı karartmayalım. Bakış açımız tereddütte kalıyorsa iyiliği seçelim.  Bunun en güzel örnekleri bir siyasi partinin aldığı oy oranının, diğer siyasi partiye oy verenleri üzmesi veya sevindirmesi veya bir İsrailli vatandaşın ölmesi, bir Filistinliyi, hatta İslami çevreyi sevindirmesini örneğini verebiliriz.  Bu örnekler çoğaltılabilir. Neticede gelişen bir olay hiçbir zaman herkesi mutlu etmez. O halde huzur ve mutluluk için demokrasi, hukuk, toplumsal huzur gibi etmenler çerçevesinde herkes birbirine tahammül etmeli, düşüncelerine saygı duymalıdır.

İyiliğe bakış açısına bir grafik ile örnek verelim:

Aşağıda iki tane tablo var. Her tabloya bir insan yüzü çizeceğiz. Ardından sadece şekillerin açısını değiştireceğiz. Yapacağımız tek şey şeklin açısını değiştirmek olacak. Sonuçları birlikte yorumlayacağız. Sonuç olarak şunu göreceğiz bir şeyin sadece açısını, yani bakış açısını değiştirmenin sonucunu ve yeterli olacağını göreceğiz.

GÜLEN BİR YÜZ.

Şimdi göz sembolü üzerindeki iki çizginin açısını değiştireceğiz ve sonuçlarını birlikte göreceğiz

SİNSİCE GÜLEN BİR YÜZ.

Sadece saat yönünde bir miktar açı değişimi ile sinsice gülen bir yüz görüyoruz.  Şimdi sadece dudak ifade eden yayı ters çevirelim.

ÜZGÜN SİNİRLİ BİR YÜZ.

Sadece yayı çevirerek, sinsi olan yüzü morali bozuk bir hale getirdik.

 

İyilik ve Kötülük arasındaki çelişki

İyilik ve kötülük arasındaki bu çelişki toplumsal olaylarda, ailevi meselelerde, arkadaşlık ilişkilerinde, ticarette, siyasette ve insanoğlunun her yaşamında ortaya çıkmaktadır. Ve bu çelişki yüzünden çoğu zaman insanlar ayrışmakta ve bazen keskin sınırlar çizilerek insanların birbiri ile ilişkisini kesmesine dahi yol açmaktadır. Bu nedenle bu çelişkiyi kesinlikle ve kesinlikle oradan kaldırmalı ve buna izin verilmemelidir.

Bunun ise tek çözümü her şeyi iyi niyetli düşünmekten, karşıdaki insanın fikrine saygı duymaktan ve insanoğluna tahammül edebilmekten geçmektedir. Bunun en güzel örneğini peygamber efendimiz Hz. Muhammed (SAV) olarak gösterebiliriz. Öyle ki kin beslemeyi, küfrü, hakareti yasaklamış, düşmanı bile öldürürken insanı duygulardan arındırılmış olmayı bizlere söylemiştir. “Her şerde bir hayır arayınız” sözü aslında bizim ne yapmamız gerektiğini açıkça ifade etmektedir.

Toplumsal yaşantılar, insani faaliyetler araştırıldığında karşımıza çıkan en büyük felaket bir olgunun farklı kişilerce farklı algılanması ve sonucunda verdiği tepkidir. Öyle ki karşımıza çıkan bir olaya her insanın aynı tepkiyi vermesi çok nadir rastlanan bir durumdur. Bunun nedeni ise dini açıdan bakarsak nefis, toplumsal açıdan bakarsak üstünlük çabası, ahlaki açıdan bakarsak kendini ezdirmeme duygudaşlık kuramamadan dolayıdır. Aslında insanoğlunun tarihindeki tüm kötü olaylar hep bu zihniyetten gelmektedir.

Makalemizde örnekler vereceğiz. Fakat bu örnekleri vermeden önce şu gerçeği kabullenmek gerekmektedir. İnsanoğlu her ne yaparsa yapsın, her ne kadar farkında olursa olsun; nefis, heves, duygular, akıl, hayaller gibi duygular var oldukça bu insanoğlunun tarihinde olduğu gibi gelecekte de kötülük var olmaya devam edecektir. Önemli olan nokta ise kesinlikle bu olayın farkına varıp bu duyguyu en az seviyeye indirmektir.

Kötülük Diye Bir şey Yok

Aslında kötü diye bir şey yoktur. Kötülük bir bakış açısıdır. Felsefi olarak düşünüldüğünde kötülük insanoğlunun bakış açısıdır, kötülüğü kendi yaratır ve acısını kendi çeker. Acı çekmemenin tek yolu kötü olan şeyi iyi düşünmek ve dünyanın geçici bir istasyon olduğunu unutmamaktan geçer. Örnek vermek gerekirse çoğu insan için kötü olarak nitelendirilecek savaş kavramı eğer kötü ise neden ortaya çıkar? Örneğin savaş bir Filistinli ve İsrailli vatandaşlar için kötü ise neden savaşın bir kanadı oluyorlar. Filistinli bu savaşın kanadı olmasa topraklarını kaybedecek, o halde elbette savaşacak. Nasıl iyi düşünecek? İyi niyet bunun neresinde olacak? Filistin kötü olarak düşünmek yerine iyi niyetle yani akıl ile yani iyi bir düşünce, iyi bir strateji ile yani iyi şeyler ile buna çözüm bulmalı.  Tarihte en güzel örnek, yok olmaya mahkûm bir Osmanlı’nın Kurtuluş savaşında o kadar düşmanı yenmesindeki iyi niyet olan vatanı koruma, gerekirse şehit olma, din, dil, ırk ayırt etmeden birlikte omuz omuza verme ve düşmanı kovma ve huzur içinde yaşama iyi niyetidir.

Öyle ki, insan dünyaya gelirken annenin çektiği acıda, yaşarken çektiği tüm maddi manevi sıkıntılarda, ölümden sonraki çekilen acılarda hepsi geçicidir ve her ne kadar bu acı bazen tekrarlansa da gün gelir en az seviyeye iner ve unutulur. Sonuçta bir insan doğarken tertemiz doğup kötülük düşünemezse de, öldükten sonrada bunların hiçbirini yapamayacaktır. Bu nedenle atılacak en büyük adım iyi bir insan olabilmek ve her şeyi iyi düşünebilmekten geçer.

Kötü gibi gözüken bir olay olayda mutlaka ama mutlaka iyi bir nokta vardır. Ayrıca kötü gibi gözüken bir olay mutlaka ama mutlaka birilerine fayda sağlayacaktır. Burada dikkat edilecek tek nokta ise bakış açısıdır. Yani farkındalık ve olayı tüm yönleri ile bakabilme olayıdır.

Siyaset, hastalık, ticaret, spor, yarışma, insani ilişkiler, doğum, ölüm gibi birçok konuda insanlar bu çatışmayı bolca yaşamaktadırlar. Bu konularda gelişen bir olay muhakkak birilerini sevindirecek, birilerini üzecektir. Bunun tek nedeni ise insanların olaylara bakış açılarının farklı olmasından ibarettir.

Örneğin hastalanan bir çocuk için ailesi feryat figan üzülürken, sitem ederken, aslında o çocuğun o hastalığa karşı vücudunun antikor ürettiği ve bir sonraki aşamada, yaşamı boyunca ona birçok fayda sağlayacağı bilimsel gerçeği düşünüldüğünde aslında bunun iyi bir şey olduğu gerçeğinin bilinmesi ve buna göre bir tutum sergilenmesi gerekir. Öyle ki bu tür hastalıklar aslında yaşam ve sağlık için oldukça faydalı iken hastalık insanoğlu tarafından çoğu zaman kötü bir olgu gibi algılanmıştır.

Doğal Olaylar ve Faydaları

Doğal olaylar ( afetler) insanoğlu tarafından çoğu zaman kötü bir olay gibi algılanır. Elbette insanoğlu için kötü sonuçlar doğurur, fakat kötü sonucu doğuran tamamen insanoğludur. Bunun en güzel örneği depremde bilinçsiz yapılan binaların yıkılmasıdır. Aksi halde deprem kimseye zarar vermeyen bir olaydır.

Doğal olay ( afet ) denince insanın aklında hemen kötü olaylar şekillenir, yüzündeki ifade değişir, ses tonu, mimikler, muhabbetin yönü olumsuz bir hal alır.  Kimse deprem oldu diye şükür etmez, mutlu olmaz. Çünkü hep kötü olarak algılanmıştır. Hâlbuki doğal olaylar faydalı, çoğu zaman oldukça gerekli bir olaydır.

Örneğin bir bölgede sel çıkması halinde, gerekli önlemler alınmış ise bu sel sonucu müthiş bir elektrik üretimi sağlanabilir. Bunun en güzel örneği Çin Halk Cumhuriyetinin son yıllarda yaptığı sel ile elde edilen hidroelektrik üretimi yaklaşık 67 milyar kilovat olmasıdır.

Deprem olayı ise tamamen yeryüzünün şeklinden ve zaman içinde şekillenmesinden kaynaklı ve gerekli bir doğal olaydır. Fakat insanların fay hattı üzerinde yerleşim alanı kurmaları, yapıların bilinçsizce ve dayanıksız yapılması, deprem konusundaki bilinçsizlikler ve yeterli eğitimin verilmemesinden kaynaklı sürekli ölüm ve yaralanmalar meydana geliyor. Aslında deprem değil insan öldürür. O halde gerekli ve iyi bir şey olan deprem neden kötü algılanır ve insanlar korkar?

Buna fırtınalar, volkanik patlamalar, hortum, kasırga vb. şeylerde eklenebilir.  O halde doğal olaylar neden hep doğal afet olarak algılanıyor veya sonuçlanıyor.  Neden doğal olayların nasıl ve nerede olacağı bilinmesine rağmen, potansiyeller ve sonuçlar tahmin edilmesine rağmen bir önlem alınmıyor?

Şimdi tekrar düşünelim? Kötü olan doğa mı, insan mı? Bu olayı kötü yapan doğanın sağladığı fayda mı, yoksa insanoğlunun bilinçsizliği mi?

 

Sevgi ve saygı ile…

İyi niyetlerde bulunmanız dileği ile…

 

Uyarı

Bu makale edebi eser niteliği taşımamaktadır. Anlatım bozukluğu, dilbilgisi hataları, noktalama hataları olabilir. Düşüncelerde de hatalar olabilir. Hatta İslamiyet’i benimsemeyen kişiler neden İslamiyet’ten örnekler veriyor da denilebilir. Saygım her fikre sonsuzdur. Okumaya başlayan sevgili arkadaşlarında bu fikirlerime saygı duymasını istiyorum. Eleştirilerinizi elektronik posta adresime bekliyorum.

 

Telif Hakkı

Bu makalenin tamamı Şaban GÜL tarafından yazılmıştır. Bu makalenin tamamımın veya bir kısmının alınması, yayımlanması, alıntı yapılması, kaynak gösterilmesi, çıktısının alınması, çoğaltılması yasaktır. Aksini yapanlar tüm cezai hükümlülüğü kabul etmiş sayılır. Verilecek ceza söz konusu mahkemenin uygulayacağı hükümdür.

 

İletişim Bilgilerim:

Elektronik Posta Adresim: sagulnet@gmail.com

İnternet Sitem: www.sabangul.com.tr

 

Yazar: Şaban GÜL

Amacımız herkese yardımcı olabilmek. Haritacılık ile sınırlı kalmayıp birçok sektöre girmeye RAMAK kaldı :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.